silvana armenulić – o hüzünlü ses

Yugoslavya’nın Erken Sönen Yıldızı Silvana Armenulić

Silvana Armenulić ile ilgili görsel sonucuİnsanlar yıllarca onun şarkılarıyla sevgilerini dile getirdiler, aşk acısı çektiler, rakı sofralarında sarhoş oldular, hüzünden kederden onun şarkılarını bağırarak, ağlayarak meyhanelerde, barlarda söylediler… Yugoslavya’da şarkılarıyla insanların gönlünü fetheden ve ama beklenmedik bir şekilde, erken sönen bir yıldız Silvana Armenulić.

Silvana Armenulić’in hakkında denk geldiğim yazıda Armenulić’in adının ve hayatının yavaş yavaş unutuluşun koridorlarında kaybolmaya başladığı söylenmiş. Oysa çok değil, geçen yıl ilk kez Armenulić’ten bir parça dinlediğimde benim için yeni bir dünya açılmış, bu dünyanın içine soluksuz atlamış, bütün gün Armenulić’in şarkılarını dinlemiş, şarkılardaki hüzne, şarkıcının hüznüne âşık olmuştum. Armenulić’in hiç kuşkusuz hâlâ böyle bir etkisi var insanların üzerinde. İnternete düşen bu haber de aslında biraz bunun göstergesi.

Zilha 16 yaşında Sarajevo’da

Silvana Armenulić 18 Mayıs 1939’da Bosna Hersek’in Doboj (okunuşu Doboy) şehrinde dünyaya geldi. Dokuz çocuğun üçüncüsüydü. Ailesi ona Zilha adını verdi. Difteriye tutuldu, şans eseri kurtuldu. Ama erkek kardeşi Hajrudin (okunuşu Hayrudin) bu savaşı kazanamadı. Pastaneci olan babası Mehmed Bajraktarević (okunuşu Bayraktareviç) bir süre evdeki bu kadar karnı doyuramaz hâle gelir, kendini içkiye verir, ailesini ihmal eder; çocukları ve ailenin tüm yükünü anneye bırakarak çeker gider. Zilha Bajraktarević 1947’de okula başlar. Müziğe olan yeteneği öğretmenleri tarafından da fark edilir. Önce mandolin çalmayı öğrenir, sonra da şarkı söylemeye başlar. Bu, Zilha için babasının hiçbir zaman ayık olmadığı aile gerçeklerinden uzaklaşmak için harika bir fırsattır. Annesi ise kızının yeterince okuma yazma öğrendiğini, artık evlenme vaktinin geldiğini düşünmektedir. Ama şarkılar Zilha için yeni bir gelecek umudu doğurmuştur.

16 yaşında Sarajevo’ya, teyzesinin yanına taşınır. Reşit olmamasına rağmen Ilıca’da şarkı söylemeye başlar. Akerdeon çalan Ismet Alajbegović Šerbo’nun dikkatini çeker ve Šerbo, Zilha’dan kendi orkestrasına katılmasını ister. Şimdiye kadar her şeye red çeken babası, eğer şarkıcı olmak istiyorsa varsın olsun der.  İşte böylece Ilıca’nın Topola adlı meyhanesinde bir yıldız doğar.

Ancak o dönemlerde özellikle de çok genç ve tecrübesiz biri için meyhanede çalışmak öyle rahat ve tehlikesiz bir iş değildir. Bu tehditkâr atmosfer, sigara, içki, sarhoşlar, kavga dövüş ile kendi arasına biraz olsun set çekebilmek ve kendi özel alanını koruyabilmek için o dönemin popüler aktrislerinden olan ve Zilha’nın da çok sevdiği Silvani Mangano’dan esinlenerek Silvana adını sahne adı olarak kullanmaya başlar.

iki efsane o gece buluştu

Anlatılana göre Silvana Armenulić henüz ünlenmedenToma Zdravković ile ilgili görsel sonucu önce, 1958’de Leskovac’da sahne almak üzere gider. Sahneye çıkmadan önce hotelin yakınındaki parkta yürüyüşe çıkmak ister ve orada, bir bankta, soğuktan titrer hâlde oturan bir genç adamla karşılaşır. Silvana bu gence yaklaşır, genç de ona içini açar. Şarkı söylemeyi sevdiğini söyler. Köyden iş aramak için geldiğini ama hiçbir şey bulamadığını, ne geri dönmek için ne de bir yerde gecelemek için parası olduğunu anlatır. Silvana yardım etmeyi teklif eder; hotelin sahibinden bu genç adama kalacak bir yer ve iş bulmasını rica eder. O günkü konserde o da bir şarkı söyler. Bu bilgiyi aldığım internet sitesinde yazana göre, şarkıyı duyduklarında herkesin tüyleri diken diken olur. Ünlendikten çok sonra, Balkanların tamamında popüler olacak olan şarkıyı Silvana için yazar. Bu genç adam, Yugoslavya’nın efsane şarkıcılarından biri olan Toma Zdravković‘(1938-1991)tir. O günkü bu buluşma her iki şarkıcı için de efsane olmaya giden yolda her iki sanatçı için de fırsatların kapısını açan bir buluşmadır.

Sensiz hayatı neyleyeyim canım

Silvana Armenulić’in sanırım ilk dinlediğim şarkısı aynı zamanda Armenulić’in sesini Yugoslavya’nın her yanına taşıyan, Toma Zdravković’in Armenulić için yazdığı “šta će mi život bez tebe dragi” (sensiz hayatı neyleyeyim canım) adlı şarkı. Hüzünlü, insanı alıp başka diyarlara götüren bir atmosferi var. Bir kez olsun mutlaka dinlemelisiniz.

Şarkının sözlerini kendimce yazdım 🙂

šta će mi život bez tebe dragi,                                             sensiz hayatı neyleyeyim canım,
kad drugu ljubav ne želim da imam,                                  başka bir aşk istemezken.
sanjam te sanjam skoro svake noći,                                   hemen her gece seni, seni düşlüyorum,
samo si ti u srcu mom.                                                          kalbimde sadece sen varsın.

noćas mi srce pati,                                                                 bu gece kalbim acı çekiyor,
noćas me duša boli,                                                              bu gece canım yanıyor,
teško je kad se voli,                                                               sevmek ne kadar zor,
kad ostaneš sam.                                                                   yalnız kaldığın zaman.

jesen je tužna već odavno došla,                                        çoktan gelen sonhabar hüzün dolu,
uzalud čekam, uzalud se nadam,                                        boşuna bekliyorum, boşuna umud ediyorum.
o majko moja koliko ga volim,                                              ah anneciğim, onu nasıl da çok seviyorum.
samo je bol u srcu mom.                                                       kalbim sadece acı dolu.

noćas mi srce pati,                                                                  bu gece kalbim acı çekiyor,
noćas me duša boli,                                                               bu gece canım yanıyor,
teško je kad se voli,                                                                sevmek ne kadar zor,
kad ostaneš sam.                                                                    yalnız kaldığın zaman.

yaşam yeniden başlıyor

Loznica‘da bir yıl kaldıktan sonra Armenulić, nihayet Belgrad’a gelir ve Hotel Bristol’de sahne alır. Sonrasında Topola’daki ününün duyulmuş olmasından dolayı Hotel Grand ile de anlaşmayı yapmayı başarır. Ancak o gün, Hotel Grand’da başka bir dönüm noktası olacaktır Armenulić için. Alkole boğulan diğerlerinin aksine masasında yalnız oturup meyve suyu içen ve Silvana’yı delicesine âşık gözlerle izleyen hukuk fakültesi öğrencisi genç adam da vardı izleyicilerin arasında. Adı Radmilo Armenulić’ti. Önceki deneyimlerinden dolayı Silvana başlarda bu genç ile iletişim kurmak istemedi. Ancak her gün Silvana’nın dikkatini biraz daha fazla çekmeyi başardı. Birkaç ay sonrasında ise Radmilo, Silvana’ya evlilik teklif etti. Radmilo, bir meyhane şarkıcısıyla oğullarının evlenmesine karşı çıkacaklarını, böyle bir gelini kabul etmeyeceklerini düşünüyordu. 1961 yılıydı, ekim ayında ailelerine haber vermeden evlendiler. Törenden sonra Radmilo, ailesiyle gelini tanıştırdı. Ama korktuğu gibi bir olay yaşanmadı. 1964 yılında Gordana adını verdikleri bir kızları oldu. Radmilo Batı Almanya’da tenis oynamak için teklif aldı. Silvana kendi işlerine deva etti. Babası ise tam da kızının kariyerinin parlamaya başladığı vakitlerde hayata gözlerini yumdu.

ilk plak ve zirveye çıkış

İlk plağı 50.000 kopyayla çıktı. Bu plak ona radyonun kapısını açtı. Böylece profesyonel olarak sanat dünyasına adım atmıştı, artık meyhane şarkıcısı değildi. Şirketlerin anlaşma imzalatabilmek için yarışa girdiler ama Silvana PGP-RTS adlı şirketi seçti ve Petar Tanasijevic ile yaptığı dört düetinin bulunduğu plak büyük yankı uyandırdı. Ancak amacı single çıkarmaktı. İşte bu nedenle 1967’nin ocak ayında Aca Stepic ile bir plak doldurdu. Aynı yıl, Aleksandra Trandafilović’in albümünden seçilmiş eski halk şarkılarından derlenen Yunanca şarkılarla iki plak daha çıkardı. O zamanın Yugoslavya’sında dört bir yanı bu şarkılarla dolaştı. Festivallere katılmaya başladı. Ödül dahi kazandı ama onu zirveye taşıyacak şarkıyı henüz bulamamıştı.

Silvana’yı zirveye taşıyacak olan şarkının yazılış hikâyesini Toma Zdravkovic şöyle anlatıyor:

“Onunla arkadaşlığımız yıllar öncesine dayanır. Farklı şehirlerde turne vesilesiyle karşılaştık hep. Hatta 1969’da aynı grupta söyledik. O vakitler ben aranan bir kompozitördüm, Silvana ise yeni bir dönemeci henüz dönmüştü, çok dinlenen bir parçası vardı ama yine de hit değildi. Kendini zirveye taşıyacak şarkının nasıl bir şey olması gerektiğiyle ilgili söylenip duruyordu. Bunu nasıl başarabileceğini sordu bana. Şarkıyı benim yazmam için ısrar etti. Ama nasıl yazayım. Bana ilham veren şeylerle şimdiye kadar hep romantik bir bağım vardı. Silvana ile bu zor olacaktı. Silvana’yla günlerce konuştuk. Çok mutsuzdu. İstikrarsız giden evliliğinden bahsetti. Bu konuda hayal kırklığına uğramıştı. Sürekli bana ah hayatım! Elimden hiçbir şey gelmiyor, her şeyin canı cehenneme! Ne evlilik, ne o, ne bu… Bir keresinde otobüsle konsere giderken ona biliyor musun, çok ilginç, sana senin bana anlattığın gibi, senin hislerin gibi bir şarkı yazayım dedim.” Sta ce mi zivot böylece yazıldı, plak 300.000 tiraja ulaştı.”

Baba Vanga

1976 yazı Silvana, kendi gibi şarkıcı olan kız kardeşi Mirjana (okunuşu Miryana) ile Bulgaristan’a gitti. Hazır Bulgaristan’a gitmişken dünyaca ünlü kahin Baba Vanga‘yı da görüp kendi kaderini öğrenmenin iyi bir fırsat olduğunu düşündü. Turne organizatörüne Baba Vanga ile buluşma ayarlaması için ricada bulundu. Buluştukları vakit Baba Vanga Silvana’nın yüzüne bile bakmadı. Uzun ve rahatsızlık verici bir sessizlikten sonra Baba Vanga Hiçbir şey, hiçbir şey ödemene gerek yok. Seninle görüşmek istemiyorum. Şimdi değil. Git ve üç ay sonra tekrar gel. Bekle! Gerçi tekrar gelemeyeceksin. Git git, gelebilirsen gel. dediSilvana o gün oradan gözyaşları içinde ayrıldı. Aynı yıl, 10 ekim gecesi söylenene göre kendi kullandığı araç, Belgrad-Niş karayolunda karşı yönden gelen kamyonla çarpıştı. Kazada Silvana, kardeşi Mirjana ve violinist Rade Jašarević (okunuşu Yaşareviç) maalesef hayatını kaybetti. Silvana 37 yaşındaydı, kızı Gordana ise 12. Cenazeye 30.000 insanın katıldığı söyleniyor. Gordana bugün Belgrad’da yaşıyor. Annesinin şarkıları ise hâlâ dillerde.

Kaynak için buraya ve buraya.