selçuk deve güreşlerinden bildiriyorum – rakılar şahane

“Selçuk Deve Güreşleri” ile ilgili ilk anım eşimin anne babamın evine gönderdiği deve sucuğu, sanırım. Yılını hatırlamıyorum ama hepimiz kahvaltı masasındaydık, demek ki hafta sonuydu. Deve güreşi festivalinden gelen etin paketini festival edasıyla açtık koklayarak, elleyerek. Kokusundan dolayı hepimizin kaşları biraz kalkıktı ama damat adayı göndermiş, yorumları ona göre yapmak lazımdı 🙂 Sonuç olarak sucuğu yedik ama hâlâ biraz mesafeliydik. Damak tadı ve biraz da alışkanlık galiba asıl mesele. Gerçi Türkiye’de sık tüketilen dana etinin aslında eşek -at eti olduğu herkesin malumu. Belki biz de deve etine değil de eşek etine daha çok alışkınız… Konuya etten girdim ama et ile pek de sıkı fıkı olduğumu söyleyemem. Çiğ ete dokunmuşluğum yoktur, eve alan olmazsa ‘hani, et yok mu?” demem, önüme köfte koyan olursa afiyetle yerim. Neyse, konudan uzaklaşmayalım. Velhasıl, deve etinden köfte olmadığından (acaba var mı?) bu et konusu pek de ilgi alanıma girmedi ama evet, deve güreşi mevzu bende sucuk ile başladı.

rüyada deve görmek ne anlama gelir?

Selçuk’ta festival kapsamında yapılan güreşlerin ilk günü “en süslü deve” yarışması vardı ki ben oldukça “devenin güzeli mi olur canım” modunda olduğum için göreceklerim konusunda oldukça heyecanlıydım. Bir devenin güzelliği neye göre belirlenir? Dukak büküşünün albenisine göre mi mesela? Ağzındaki köpüğün çokluğuna göre mi? Boyuna posuna, yürürkenki ahenkli salınışına göre mi? İnsan desek onda bile uzlaşılmış bir fikir yoktur. Kime güzel deriz? Sadece kaşı gözü ele alsan bile yolu yok uzlaşamayız. Ancak bir deveye süslü diyebilmenin bazı somut ölçütleri vardır. Mesela ayaklarındaki süslere bakılır. Havut bence en gösterişli yeridir devede (havut: deve semeri). Süslemede en çok dikkat edilecek yer havuttur. Havuta tutturulan küçük çanlar, işlemeler, tüller vs bunların hepsi birer değerlendirme ölçütü olarak kullanılır. Yani deve dışında, devenin üzerindeki her şey önemlidir. Ama deve dışında dediğime bakmayın; bu süsleri taşıyacak, gösterecek bir cüsse lazım illa ki!

Rüyada deve görmek, sayın okuyucular, bir rivayete göre eğer develer kendinin ise otorite sahibi olmaya işaretmiş. Bence bu rivayet oldukça yerinde bir yorum çünkü güreş meydanında selamlaşıp konuşmaya başladığımız bir güreş sevdalısı adam, alana çıkan develer ve sahipleri hakkında bize bilgi verirken deve fiyatlarının 125 bin liraya kadar çıktığını söyledi. Bunu duyunca güreş öncesi bazı insanların alanda dolaşıp fotoğrafçılara neden poz verdiklerini anladım.


türkiye’nin ordinaryüsü kanka’yı ilk orada gördüm

Kanka’yı ilk defa, selçuk 2018 süslü deve yarışmasında gördüm. Öncelikle söylemeliyim ki korteje katılan develerin hepsine alık alık baktım. Yanımdaki yöremdeki insanlar bazı develeri alkışladılar, birbirlerine parmaklarıyla bir şeyleri işaret ettiler, iddialaştılar, deve adları söylediler, favori develerini belirttiler falan ama ben yine suskun kaldım. En süslü deve yarışmasının galibini görünce evet, süslü hakikaten dedim doğrusu… adını da o sırada duydum: Kanka! Birinciliği kazanan kanka’nın etrafından kalabalık kaç dakika ayrılmadı, bilemiyorum. Öyle bir sevgi, ilgi, alaka yani… Bu deve sevgisini anlamaya çalışır, “hah adamlar develerin çiftleşmesini oturmuş izliyor, bi de bunu videoya çekmişler” derken kanka’nın videolarını takip eder oldum, sevgili okur. Evet, bir deve sevgisi, ilgisi varmış… videoları izlerken “yok, deve!” demekten kendimi alamıyorum…


başlıkta dediğim gibi…

Her ne kadar unesco dünya kültür mirası listesine girmiş olsa da hayvanları güreştirmek pek de ilgimi çekecek bir konu değil ancak, alana gittiğimizde başka bir şeyin farkına vardım: eğlence. Türkler eğlenmeyi bilmez diye düşünürüm ama izmir’dekileri ayrı tutarım. Alana çok erken gitmiş olmamıza rağmen mangallar çoktan yakılmış, rakılar masalardaki yerini almıştı. Hayır, mesele illa içmek, mangal yakmayı bilmek de değil ha! Mesele insanların samimiyetle yan yana oturmaları, beraber hoşlukla sohbet etmeleri, yabancıları güler yüzle karşılamaları… Hele o aralarda dolaşan davul ve zurnacılar!.. Zurnacı nerede üflemeye başlasa orada birinin kolları havaya kalkar mutlaka. Ama zurnanın deliğine biraz para sıkıştırmak lazım ki zurnacının nefesi zurnasına yetsin 😉


son gözlemim…

Sucukla başladım, sucukla bitiriyorum.

Deve sucuğu yiyerek deve güreşi izlemek hayli ilginç bir deneyim oldu. Dostlar, hayvanların sırtından ne kadar çok şey çıkarmışız… düşünsenize, bir yandan onları yiyor, bir yandan onları güreştiriyoruz, süsleyip yarıştırıyoruz… Evet, deve güreşi unesco listesinde, evet çok başarılı bir organizasyon, yurt dışından gelenler bile var ama sanırım her şeyin sonunda ve hatta en başından beri samimi duygum bu yönde.

Herkese iyi eğlenceler…

Not: festivale dair daha çok fotoğraf için buraya.