protestolar – gençlerin hükümetten istekleri

son durum

Sırbistan’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin üzerinden iki hafta geçti. Seçim sonuçlarının belli olduğu ilk günlerle ilgili gözüme çarpanları sizlerle paylaşmıştım. Konuyla ilgili son paylaşımım ise protestoların henüz başladığı vakitlerde İvan Mandiç adlı bir gencin facebook güncellemesinin 9 binden fazla paylaşımla protestolara katılan gençler tarafından ortak bir ses olarak kabul edilişine ilişkindi. O günden bu yana konuyla ilgili bir gelişme olmadığı gibi bir uzlaşma da sağlanamamış görünüyor. Olanı biteni medyadan takip etmek çok zor. Başından beri tarafsızlığını korumaya özen gösteren Danas gazetesi dışındaki gazetelerin hiçbirinde iki haftadır süren protestolarla ilgili doğru düzgün bilgi bulabilmeniz zor. En son 13 Nisan 2017’de izlediğim akşam haberlerinde siyaset ve politika ile ilgili olarak karşıma çıkan haber, şerit sayısı yükseltilen otoban giriş çıkış noktalarının kalabalığın oluşmasını nasıl da başarıyla önlediğiyle ilgiliydi. Bunun dışında, protestodan canlı yayın yapan bir kanal buldum ancak onun da örneğin sesini dış basına duyurmak konusunda imkânları oldukça kısıtlı.

Vuçiç’in televizyon örtüsüyle imtihanı 🙂
30 mart danas vucic naslovne strane ile ilgili görsel sonucu
30 Mart 2017, seçime iki gün kala Danas gazetesi hariç hepsinde Aleksandar Vuçiç’in logosu ana sayfadaydı.

protestoya gittim…

12 Nisan 2017 Çarşamba günü Belgrad’da akşam altıda meclisin önündeydim. Sosyal medyada söylenen buluşma yeri burasıydı. Toplanan grup gayet neşeli, dayanışma ve birlik içinde, şiddet eğiliminden oldukça uzak, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu bir topluluktu. Protestonun sonuna kadar yürüyüş acele etmeden, birbirini itekleyip ezmeden, şakalarla, şarkılarla ve el ele geçti.

“Vuçiç demokrat, diktatör benim” protesto, belgrad, 12.04.2017

Toplanma saati olan 18.00’den yaklaşık bir saat sonra meclis binası önünden yürüyüş başladı. Bazı sokakların başlarında bekleyen polisler ve polis arabaları dışında korteji takip eden üniformalı, kasklı, joplu, kalkanlı vs. hiçbir polis yoktu. Şehir meydanından geçen grup halkı uyanmaya, sokağa çıkmaya davet etti. Ancak, dikkat edebildiğim kadarıyla insanlar camı açıp sadece telefonla videoya çekmek için dahi camlarını açmadılar. Gruba rastlayanlar ise festival geçidi görmüş havasındalardı daha çok. Kalabalık geçene kadar videoya çekenler, öz çekim yapanlar çoğunluktaydı.

Şehir meydanından geçişten sonra Sırbistan’ın önde gelen gazetelerinden olan ve yukarıda da fotoğrafını gördüğünüz üzere, 30 Mart günü diğer gazeteler gibi ilk sayfasını Aleksandar Vuçiç’in reklamına ayıran Politika‘nın binası önünde duruldu. Topluluğun önünden giden arabanın üstünde taşınan hoparlör yardımıyla müzik eşliğinde gazete protesto edildi. Bir diğer durak ise RTS (Türkiye’nin TRT’si) binasıydı. Bina, tıpkı Politika’nın binası gibi adeta terk edilmiş ve sessizliğe bürünmüş hâldeydi, önünde güvenlik yoktu, ışıkları kapalıydı. RTS binası ardından bakanlıklarda da bir müzik molası verildi. Şarkılar söylendi, sloganlar atıldı. Hatta bir ara pankart taşıyan teyzelerden biri, kesin bilmiyorum ama aşka geldiğini düşünüyorum, ağladı. Protestoya kucaklarında çocuklarıyla gelenler, tasmalı/tasmasız şekilde köpekleriyle katılanlar çoktu. Kendilerine eğlence bulan sokak çocukları da vardı, grup onları hemen içine kabul etti, hatta birkaçı gençlerle pankart taşıdı. Yaklaşık iki saat süren yürüyüş, meclis binası önüne gelinmesiyle son buldu. Meclis merdivenlerinde pankartlaryla poz veren grup, beş on dakika gibi kısa bir süre içinde dağıldı. Bu arada, cuma gününden salı gününe dek paskalya tatili olacağından protestolara salı gününe dek ara verildiği duyuruldu.

Hemen aşağıdaki kısa videoyu izleyerek protestonun genel havasını görebilirsiniz. Ayrıca fotoğraflar için buraya davetlisiniz 😉

Protestoya katılan gençlerin inancı ve ısrarına karşın 3 Nisan 2017’de başlayan ve her gün yapılan protestolara Belgrad’da katılım giderek düşüyor diye düşünüyorum. Belki de bu yüzden hükümet, sokaklara dökülen gençlere müdahale etmek yerine onların yavaş yavaş ve kendiliğinden çözülmesini, dağılmasını beklediği için sokaklara müdahale etmiyor. Kaldı ki 13 Nisan 2017’de, haberlerde Vuçiç protestolara ilişkin olarak protestoların sakin bir şekilde, etrafa saldırmadan ve düzenli biçimde yapılması hâlinde protestoların düzenlenmesi ve devam etmesinde bir sakınca görmediğini, insanların bir şeyleri protesto etmesinin doğal hakları olduğunu ve hatta, bu hakkı kullanabiliyor olmalarının kendisi için önemli olduğunu söyledi. Bu bağlamda, bu konuşmayı dinleyen ve duruma dışarıdan bakan bir kişi, insanların demokratik haklarını özgürce kullanıyor olabilmelerine sevinip protestoların tamamını pekâlâ olumlu bir durum olarak da değerlendirebilir.

gençlik yola yalnız devam ediyor

protesto, belgrad, 12.04.2017

Kaldı ki Gençlik İnsan Hakları İnisiyatifi direktörünün Al Jazeera’da katıldığı bir programda söyledikleri de, amacı bu değildi ama adeta bu durumu destekler nitelikteydi. Protestoların yeni olmadığını, bir yıldır sürdürüldüğünü ama şu an katılımcı sayısı arttığından göze çarptığını, medyada yer bulduğunu söyleyen direktör Anita Mitiç, gençlerin sokağa çıkmak için bir umutla seçim sonuçlarını beklediğini, seçimler aracılığıyla bir şeyleri değiştirip değiştiremeyeceklerini görmek istediklerini ve seçim sonuçlarının ardından da protesto kararı aldıklarını bildirdi. Protestoların yeni olmadığını öğrenmiş olmak bende protestoların etki gücü ve içeriklerinin ne kadar dolu olduğuyla ilgili soru işareti yarattı. Üstelik seçim sonuçlarıyla ilgili pek çok şaibe hâlâ ortada dolanıyor, belgeler, kanıtlar sunuluyor, tartışılıyor ve ama seçimlerin yenilenmesi/iptal edilmesi ile ilgili hiçbir kişi, kurum, kuruluş ya da partiden resmî anlamda ciddi hiçbir adım gelmiyorsa kendilerinin ve ülkelerinin geleceğinden endişe eden gençlerin protestosu, halkın ve gençlerin ihtiyaçlarını, isteklerini karşılamak konusunda iktidarı harekete geçirecek kadar motive etmeyebilir düşüncesindeyim.

protesto, belgrad, 12.04.2017

gençlerin istekleri…

3 Nisan Pazartesi başlayan protestoların 8. gününde Belgrad, Kraljevo, Niş, Novi Sad, Kragujevac ve Subotica’daki gençlerin üzerinde anlaşarak hazırladıkları ve 17 Nisan 2017’ye kadar hükümete süre verdikleri maddeler şöyle:

Diktatörlüğün ortadan kaldırılması, Aleksandar Vuçiç (eski başbakan, yeni cumhurbaşkanı) önderliğindeki siyasi elitlerin siyasetten tamamen temizlenmesi,

  • Seçimlerin adil ve özgür bir biçimde gerçekleştirilmesi: Sırbistan’da mutlakiyetçi hükümetin varlığının önlenebilmesinin ön koşulu, seçimlerin adil ve özgür olmasıdır. Bu bağlamda isteklerimiz şöyle;
    • Seçmen kütüklerinin yeniden düzenlenmesi,
    • Yüksek Seçim Kurulu ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu üyelerinin değiştirilmesi,
    • Tüm adayların medyada eşit biçimde ifade hakkının olması,
    • Seçmenlere şantaj yapmaya, oy satın almaya, zorunlu televizyon karşılaşmalarına katılımlara ve siyasi kampanyaların kamu kaynaklarından finanse edilmesine yaptırım uygulanması. Bunların yeni yapılan seçimler için de geçerli olmasını istiyoruz.
  • Özgür medya; RTV ve RTS (Sırbistan’ın TRT’si) editörlerinin hepsinin değiştirilmesi, Sırbistan Gazeteciler Kanunu ve parti yasaklarını delen medya kuruluşlarına ağır bir şekilde yaptırım uygulanması,
  • Parti ihracı; Kamu sektöründen partili ve yozlaşmış herkesin derhal görevlerinden uzaklaştırılması,
  • Adem-i merkeziyet; politik gücün yerel yönetimler seviyesine indirilmesi ve toplumla ilgili kararlar alınması aşamasına sıradan insanların daha çok katılımının sağlanması, yerel yönetimlerin doğrudan seçilmesi,
  • Ekonomik ve Sosyal Önceliklerde Değişiklik:
    • İşçi Haklarının Korunması ve Haklarının İyileştirilmesi: İşçi ücretlerinin acilen iyileştirilmesi, işçi haklarının güvence altına alınması ve durumlarının düzeltilmesi için acilen işçi kanununda değişiklik yapılması,
  • Nüfusun Yaşam Standartlarının koruma altına alınması: Yasa dışı şekilde ücretlerin kesilmesi  ve emeklilik şartlarının değiştirilmesinin ortadan kaldırılması, sosyal yardımlaşmada reform ve iyileştirme, tarım reformu, kırsalda yaşamın desteklenmesi ve şartlarının iyileştirilmesi, IMF ile yapılan anlaşmada düzenlemeler yapılması, kamu işletmelerinin özelleştirilmesinin engellenmesi.

Anita Mitiç’in de dediği gibi gençler aslında bir yıldır sokaklarda protesto yapıyorlar. Seçimlerden sonra ilk kez toplumun dikkatini çekmeyi başardılar. Hükümete ilettikleri maddeler anlaşılabilir şeyler ve ama aynı zamanda mesela işçi ücretlerinin artırılması ya da tarım reformunun yapılması gibi konular aynı zamanda bir devlet politikasının parçası/sonucu ve devletin ekonomik sisteminin belki de en baştan kurgulanmasını gerektirecek şeyler. Bunların hiçbiri parmak şıklatmakla, üstelik kısa vadede olacak şeyler değil. Gençlerin bu konularda uygulamaya konabilecek somut bir planı var mı? Ya da mesela seçimler yenilenecek olsa kime oy verecekler? Kimseye oy vermeyeceklerse içlerinden birini çıkarabilecekler mi? Politik düzlemde gençlerin isteklerini gerçekleştirebileceğini söyleyen, gençlerin desteklediği hiç kimse (şu an) yok. İstifası istenen kişiler ise hâlâ koltuklarında oturuyorlar. İstifa etseler bile yerine gelecek olan kişilere kim kefil olabilir ki?

Benim burada yaşayan, yabancı, sade bir vatandaş olarak fikrim bu maddelerin hükümete iletilmesi ve en azından maddelerde bahsi geçen konularda iyileştirme yapılabilmesi için gençlerin parlamentoda, politik düzlemde temsil düzeyinde olmadıkları, politik düzlemde olmasalar da toplumda genel gidişi istendik yönde etkileyebilecek bir organizasyon içinde olmadıkları ya da içinde bulundukları organizasyonun bir şeyleri istendik yönde değiştirebilecek kudrette olmadığı yönünde. Şu an dinî bayram nedeniyle protestolara zaten ara verildi, gelecek cumartesi şehirde maraton olacak, muhtemelen o gün de protesto yapılmayacak. Kanım o ki tatiller ve çeşitli organizasyonlarla ara verilen protestolar giderek ateşini kaybedecek. Gelişmeleri hep birlikte göreceğiz!