politika kültüre neden karışır, anlamam

başlangıç için bütçeyi düşünmek doğru değil, başlangıçta sadece çalışmak lâzım. Kulağınıza biraz banal gelecek ama insanın yaptığı işi sevmesi gerekiyor gerçekten. Bunu çok sık unutuyoruz. İşsiz kalacağım diye korkuyoruz ve bu korku, sanatı öldürüyor.

Goran Bogdan 2 Ekim 1980, Bosna Hersek doğumlu aktör ve yazar. 2017 sarajevo film festivali jürisinde bulunan  broj 55, sonja i bik, neke druge price filmleriyle tanınan Bogdan,  2010 yılından bu yana zagreb genç tiyatrocular‘ın üyesi.

Goran Bogdan bugünlerde adını sarajevo film festivali aracılığıyla duyuruyor ama onu belki de başka bir yerde daha gördünüz.

Coen Kardeşlerin filminden esinle çekilmeye başlanan ve bu yıl üçüncü sezonunu izlediğimiz kara mizah – suç türündeki Fargo adlı dizinin üçüncü bölümünde arz-ı endam eden Goran Bogdan, pür dikkat izlediğim karakterlerin arasındaydı. Hem bu bu diziden ötürü hem de başladığı yeni bir projeden dolayı balkanlarda pek bi haberi yapıldı 😉

Goran Bogdan’ı biraz daha yakından tanımaya var mısınız? İşte danas gazetesine verdiği mülakattan köşe taşları…

Nasıl oldu da Fargo’da rol aldın?

Tamamen tesadüf. Seçmeleri geçtim. Açıkçası ben de bilemiyorum gerçekten. Londra’dan ajans arayıp da Ukraynalı adli suçlu Yuri Gurka rolüne seçildiğimi haber verdiğinde dünyada benden mutlu adam yoktu. Piyango falan vurmuş gibiydi. Her şey harikaydı. Bu her oyuncunun rüyasıdır.

Oyunculuk açısından onların ve bizim prodüksiyonlarımızı karşılaştırabilir misiniz? 

Her şey gerçekten olağanüstü. Bunların hiçbiri nedensiz değil. Hepsi harika oyuncular. Burada yetenekli oyuncularımızın olmadığını söylemiyorum elbette ama sanki onlarınki bir üst lig gibi görünüyor. Kendi kendini satan bir endüstri bu. Sanki dünya üzerinde sadece kendi önemliymiş gibi kendi varlığını merkeze oturtan ve bu şekilde kâr elde eden bir sistem ki bu bana hâlâ tamamen yeni bir şey.

Kariyerinizde bu bahsettiğiniz anlamda bir ilerleme planınız var mı?

Planım da hedefimde yok. Ne yapabileceğimi bilemiyorum gerçekten. Birlikte göreceğiz.

Bizim oyuncularımız adli suçlu, terörist gibi rollerde oynuyor hep… Bu sizi rahatsız ediyor mu? Bu duyguyla nasıl baş ediyorsunuz?

Bizim böyle bir yapımız var, böyle bir ün de kaderimiz. Bu seçim meselesi değil ki mücadele söz konusu olsun. Neyle mücadele edeyim? Sen bir karaktere can veriyorsun. Karakter karakterdir. Amaç o karakteri iyi canlandırabilmek. Bizim mücadele edebileceğimiz şey mesela burada her gün başımıza gelen klişeler olabilir ama bu mümkün değil tabii. Bundan daha önemli şeyler var.

Dragana bjelogrlić’in senke nad balkanom adlı filminin pilot çekimlerini sarajevo’da görebiliriz. Bu filmde oldukça önemli bir rolde oynuyorsunuz; mustafa golubić….

Dizi tamamen bir kurgu. Gerçek olay ve durumlara dayanmıyor. Benim canlandırdığım karakter, tarihsel bir karakter sadece. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Dizi için çalışırken mustafa golubić karakteriyle bayağı ilgilendim. Buralardan bir kişinin dünyayı ilgilendiren bir olaya etkide bulunmuş olduğuna inanamıyorum. Tito’nun ondan korktuğu söyleniyor. Belediyenin önünde almanların canına okuyan adam, bu adam. Sonra ruslar mezarını hazırlayıp rusya’ya gömdüler. Bosna hersek’ten bir adam, benim doğduğum yerden sadece 500 metre uzakta…  dünyanın bilmem neresindeki küçük bir bölgedeki insandan bizim gösterebileceğimiz daha çok şeyin sahibiyiz aslında. Mesela şu an 1. dünya savaşına neden olan olayın olduğu sokaktan, yani gavrilo princip’in franca ferdinand’ı öldürdüğü sokaktan çok uzak değiliz. Düşünsene neler olup bitiyor buralarda! Ama hiç yolu yok bir türlü toparlanıp kendimize gelemiyoruz. Bu, bizim başa çıkmamız gereken bir özelliğimiz. Oysa diğer insanlardaki imajımızı düzeltme imkanımız var. Bu açıdan sinemamızda da gelişme olduğunu görüyorum.

Ne tür roller almak istediğiniz üzerine hiç düşündünüz mü?

Bu şekilde düşünmüyorum. Bir rol aldığım zaman o rol üzerinden istediğim şeyi yapmaya çalışıyorum. Düşüncelerim hep bu yönde akıyor.

Rol seçiyor musunuz? Başlarda genelde komedilerde oynadınız ama daha yönetmenlerin size uygun gördüğü türlerin dışındaki türlerde başarılı oldunuz.

Hepimizin korktuğu şey bu. Bize teklif edilenlerin içinden seçim yapabiliriz diye düşünüyorum. Olmayacak bazı rolleri reddettiğim oldu. Başlangıçta “kariyer” sözcüğünün ne anlama geldiğinin farkında değildim. Nedir yani kariyer! Bu tür şeylerle nasıl uğraşıldığını bilmiyorum ben ama her zaman, bana uysun ya da uymasın, beni çeken rollere doğru yaklaşmışımdır. Her oyuncunun hayatı boyunca markası olabilecek rolü bulması gerekir ama aynı zamanda sürekli benzer rolleri seçmek hatasına da düşmemek gerekiyor.  Küçük çabalarla hep aynı çizgide gitmek değil mesele, her şeye açık olmak gerekiyor.

Hırvat sinema birliği ile ilgili Hırvatistan’da son durum nedir?

Pek parlak değil. Politika kültüre neden karışır, anlamam. Bıraksınlar bizi de işimizi yapalım. Birileri bir şeylerin önüne taş koymak istedi mi tam da o iş güzel başlamış oluyor hırvatistan’da. Nereye kadar artık ama! Ben ne sağ ne de sol tarafı tutuyorum. Geçmiş hayatımdaydı öyle şeyler. Son beş yıldır hırvat sinemasında güzel şeyler oluyor. Böyle devam etmesini umuyorum. Hırvat sineması büyük festivallere katılıyor. Bunun önünün kesilmesi değil, desteklenmesi lâzım.