karanlık diyar – bir sırp halk hikâyesi

Bu hikâye açgözlülük ve hırs üzerinedir.


Bir zamanlar bir imparator varmış, bir gün ordusuyla dünyanın sonuna kadar gelmiş ve nerede olduğu hiç bilinmeyen karanlık diyara geçmiş. Nasıl geri döneceklerini bilmediklerinden onları bu karanlık diyardan kısrakları çıkarsın diye kısraklarından olma taylarını orada bırakmışlar. Karanlık diyara geçtiklerinde ayaklarının altında küçük çakıllar hissetmişler.

Bir şey karanlıktan seslenmiş:

-Kim ki bu çakılı alır götürür, o kişi bunu yaptığına pişman olur. Kim ki bu çakılı alıp götürmez, o kişi bunu yaptığına pişman olur.

Düşünmüş: "Pişman olacaksam neden onu alıp götüreyim?"

Demiş: "Ver bir tane de götüreyim?"

Karanlıktan dünyaya geri döndüklerinde çakılların hepsi mücevhere dönüşmüş. Çakıllardan hiç almayanlar oradan hiç çakıl getirmediklerine, çakıllardan alanlar ise neden daha fazla getirmediklerine pişman olmuşlar.


 

Not: Kultur Shock grubunun aynı adlı bir şarkısı var. Dinlemenizi öneririm, ben bayıldım! 😉 Sözlerinin içinde Meşa Selimoviç'in Derviş ve Ölüm adlı eserinden de alıntı sözler var. Doğrusu, Kultur Shock tek başına bir yazıyı hak ediyor.