Jovan Bulj’u Takdimimdir

Jovan Bulj’u Takdimimdir

İnternette gezinirken rastladım. Belgradlı birine eğlenmek için bulduğum videoyu gösterince videodaki kişinin adını bir solukta söyleyiverdi. Hayatını anlattı. Emekli olduktan sonra neler yaptığını söyledi. Ölüm tarihini verdi. Şaşırdım. Şehrin tarihine not düşülmüş biri olduğu hiç aklıma gelmemişti. Meğer, Belgrad’da 70’li yıllarda yaşamış birinin adını bilmemesine imkân olmayan biriymiş.

Önceden söyleyeyim, bilenler için, kendisi Partizanlı. Aşağıdaki fotoğrafta onu top sektirirken görüyorsunuz.

jovan bulj

 

Futbolcu değil, futbolla ilgisi sadece amatör düzeyde. Pop ya da rock şarkıcısı değil, bir müzisyen ya da ressam. Değil. Sanatçı, akademisyen, bilim insanı? Bir politikacı? Alakası yok.

Hakkında izlediğim üç buçuk dakikalık kısa belgeselde “O, hiç de yaratıcılık gerektirmeyen işini öyle yaratıcı, öyle güzel bir şekilde yapıyordu ki Belgradlılar etrafına toplanıp onu izliyorlar, onu alkışlıyorlardı.” diyor.

O bir trafik memuru. Onu bir sitede bulduğum ifadelerle tanımlayacağım: Jovan Bulj (okunuşu Yovan Bûl), sadece kalabalık Belgrad trafiğinde yönettiği on binlerce araç sahibi tarafından tanınıyor değildi. On binlerin çok daha üstünde, tüm Belgradlıların hayranlık ve ilgiyle her gün altı saat süren gösterisini izlediği kişiydi. O, şehrin gözdesiydi. Her vakit, onun şıklığını ve cazibesini izlemek üzere Teraziye’de muazzam bir kalabalık bulunurdu. Onu ilk kez gören pek çoğu bembeyaz elbise ve eldivenler içinde bu uzun boylu adamın şu an çekimi yapılamakta olan bir filmin baş aktörü olduğunu sanırdı.

Elvis Presley’den Sonra En Janti Adam!

O, Belgrad’ın pek çok önemli yerinde Zeleni Venac‘da, Slavja ve Trg Republike’de görevini ifa etti ve Londra’dan İngiltere’nin başkentine yön vermek üzere çağrıldı. Orada iki yıl çalıştı. Jovan Bulj’un Londra’da trafiği nasıl kontrol ettiğini gören hippiler onu böyle nitelendirmişler: Elvis Presley’den sonra en janti adam! Çünkü Bulj sadece endamlı biri değil, aynı zamanda o büyük rock yıldızı yolunda ortasında dans etmekte, ama elbette kalçasıyla değil ama daha çok, kollarıyla ve bir balerinin tek ayağı üstünde dönmesi gibi bir görüntüyle. Hele o  kıyafeti. Eldivenleri, şapkası, ucunda düdüğünün sallandığı askısı dahil baştan ayağa bembeyaz!

O Belgrad’ın en önemli kavşaklarında işe başladığında yolunda ortasında sanki diskoda Travolta dansa başlamış gibi bir etki oluşuyor, karşıdan karşıya geçme isteği yok oluyor, sadece onun dansına eşlik etmek ya da en azından onun fotoğrafını çekmeye çalışan kızlar yola atılıyorlardı.

Onun zarafet dolu hareketleri gönlünü verdiği oyunculuktan geliyor olsa gerek. Bir dönem, Sırbistan genelinde oyunlar düzenleyen amatör bir tiyatroda görev almış. Devlet tiyatrolarında bale dersleri aldığını da söylüyor bazı kaynaklar.

Onun nasıl çalıştığını merak ettiniz mi? Öyleyse sizi şöyle alalım.

Hakkında biraz daha somut bilgilere gelecek olursak…

Bosna’da polis okulunu bitirdikten sonra Belgrad’da İç İşleri Bakanlığı’nda güvenlik olarak işe başlamış ve bu işi yedi yıl boyunca son derece önemli binaların güvenliğinden sorumlu olarak yapmış. Pek çok arkadaşının emekli olduğu sırada o, trafik memurluğuna geçme isteğinde bulunmuş. Bu iş için kısa boylu olduğunu söylemişler başlangıçta ama ısrarı meyvesini vermiş.

Trafik memurluğu görevini ifa etmesi için Rusya’dan, Roma’dan Zürih’ten, Paris’ten de davet almış. Adriyatik kıyıları boyunca pek çok şehirden de çağırmışlar. Uluslararası Dünya En Zarif Trafik Memuru Yarışmasında üçüncü olmuş ama haberi aldığım kaynakta “alanında dünya üçüncüsüydü ama erken emekli edildiği 1980 tarihine kadar Sırbistan’ın birincisiydi” diyor.

Emekli olduktan sonra ise eşiyle birlikte açtıkları Savski Kej‘deki bir büfede çalışmaya başlamış. Aynı zamanda büfenin yakınında bulunan bir otoparkın bekçiliği görevini üstlenmiş.

3 Şubat 2010’da 71 yaşındayken hayata gözlerini yummuş.

Trafik memurluğu yaptığı dönem dışında, mesela emekliliğinde, büfede çalışırken – o kadar da ünlü olmasına rağmen kayıtlı hiçbir fotoğraf ya da video bulamadım. Ölümünden birkaç yıl öncesinde bir programa çıktığı yazılmış bir forumda. Youtube’da umutsuzca gezinirken Bulj ile aynı adı taşıyan ve ona adandığını düşündüğüm bi şarkı buldum. “Ben Jovan Bulj diye başlayıp istediğim her şeyi yapabilirim, oynarım, şarkı söylerim, gülerim diye devam edince sırıtmadım diyemem ama son bölüm şöyle bitti; umutsuz gözlerle izliyorum, hayatta olduğum yalanını söyleyen boş bakışlarla, sanki dipsiz bir mezarın içindeymişçesine. Bu şarkı sanıyorum ki Jovan Bulj hakkında her şeyi söylüyor.


Esen kalın dostlar

  

Notlar:

Kaynak için Sırpça bilen arkadaşlar buraya. Sırpça bilirim, daha çok kaynak isterim derseniz işte size Bulj ile yapılmış bir mülakat.

Gazete için buraya.