fatura

İçerisi o kadar kalabalıktı ki postaneye girebilmek için bir süre dışarıda bekledim. İçeri girdikten sonra oh mis gibi sıcak derken mahşeri kalabalık bir anda neşemi alıp götürdü. Derken sıradakiler arasında “ben daha yaşlıyım, kalk biraz da ben oturayım o sandalyede”, “ilerle biraz, gözlüğünü takmayı unutmuşsun, bak önünü görmüyorsun” gibi atışmaların arasında 45 dakika geçirdim. Sırada bekleyenlerin hepsi de eminim ki altmış yaşından fazlaydı (ben niye oradaydım, gençler fatura yatırmak için başka bir yere mi gidiyorlar???). Derken biri arkasına döndü ve sevecen bir sesle “maaşınızı aldınız mı?” dedi. Demek bugünler maaş günüydü ve maaşını alan para yatırmak, çekmek ya da fatura vs ödemek için postaneye koşmuştu!

Kızım dedim kendime, not et bugünü, o gün ekmek almaya dahi gitme.