erdoğan’ın sırbistan gezisinden yansıyanlar

10 – 11 ekim erdoğan’ın sırbistan ziyareti sonrasında Sırbistan özelinde balkan coğrafyasında bu konuya ilişkin neler konuşulduğunu, medyaya nelerin yansıdığını toparlamaya çalışacağım. Cumhurbaşkanı erdoğan’ın ziyareti bölge ülkelerin de yakından izlediği bir ziyaret. Anlaşmalara  sırbistan ve türkiye imza atmış olmasına karşın anlaşmaların getirileri bölge ülkelerin siyasi – politik ve ekonomik durumlarını, tavırlarını doğrudan etkileyecek. Bu nedenle yapılan anlaşmalar hayata geçtikçe balkan coğrafyasında türkiye’nin sırbistan politikası ile ilgili pek çok tartışma açılacağa benziyor.

Bana / bize göre en popüler olandan başlamak istiyorum: Erdoğan’ın novi pazarı ziyareti sırasında vuçiç’in mikrofondan ilk sözleri:

“Burada erdoğan’ın karşılandığı şeklin yarısı kadar bile karşılanmayacağımı biliyorum…

11 Ekim 2017’de novi pazar’da göz yaşları, alkışlar, “sultan erdogan” nidaları ve allahu ekber sesleri arasında karşılanan erdoğan’ın yanında sırbistan cumhurbaşkanı vuçiç oldukça mahçuptu. Novi pazarlılar yollara dökülmüş, erdogan için göz yaşlarına boğulmaktalardı. Vuçiç sözlerine şöyle başladı: “Burada erdoğan’ın karşılandığı şeklin yarısı kadar bile karşılanmayacağımı biliyorum…” Tipik bir anadolu kasabasının görüntüsünden hiçbir farkı olmayan, nüfusun çoğunluğunun müslüman olduğu novi pazar; evet, sırbistan’daki yatırımlar açısından geri kalmıştır/bırakılmıştır, istihdam oranı oldukça düşüktür ve türkiye’yle şu ya da bu şekilde bir bağı olmayan hemen hemen hiç kimse yoktur ve evet, bu açılardan novi pazar’da vuçiç’in değil de erdoğan’ın birtakım beklentilerle dolu coşku ve heyecanla karşılanması (bence) sıradan bir olaydır. Ama elbette vuçiç bu ülkenin cumhurbaşkanı ve sözü geçen kişisi olma hasebiyle olsa gerek konuşmasına şöyle devam etti: “… ama vicdanım temiz olarak karşınıza çıkabilecek cesarete sahibim ve hangi dine ya da aidiyede mensup olduğuna bakmaksızın tüm sırbistan vatandaşlarının çıkarları için çalışmış ve çalışmakta olduğumu söylemeliyim.” Suçun itirafına benzemiyor mu biraz?


Novi pazar’da işsizlik oranı %78

Yandaki videoda da göreceğiniz üzere 2016 yılı verilerine göre bu bölgedeki işsizlik oranı %78. Türkiye buraya şimdiye kadar 7 milyon avro yatırım yapmış. Sultan erdogan nidalarıyla selamlanan erdoğan için  “burası için ne yapmıştır ki!” diye kızanlar olmakla birlikte erdoğan’ın gelişinin pek çok sorunun cevabı, pek çok problemin çözümü olacağını, bu ziyaretle verilen sözlerin artık yerine getirilme vaktinin geldiğini düşünenler/söyleyenler de var. Sırp hükümetinden değil ama belki de türkiye’den beklentiler öyle ya da böyle büyük.

Erdoğan’ın sağ kolu olarak okuyuculara tanıtılan ibrahim kalın da blic’e verdiği mülakatta ekonomik alanda gerçekleşmesi beklenen girişimlere yönelik şunları söylemiş: “Türk yatırımcıların elini rahatlatacak olan çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmayı önemi bakımından diğerlerinden ayırmak isterim. Halihazırda zaten 2.000 kadar kişiye iş veren beş kadar büyük türk firması sırbistan’da çalışmakta. Bu anlaşma sırbistan’a daha çok yatırım demektir. Tekstilden iletişime, altyapıdan enerjiye pek çok alandan 170’ten fazla sayıda iş adamı getirdik. Bu, türk tarafından büyük bir ilginin olduğunu gösteriyor. İki yıl önce davutoğlu da sırbistan’ı ziyaret ettiğinde yanında iş adamlarını götürmüştü. Bu kez on iki yeni ticaret anlaşması imzalandı ve özellikle novi pazar’da istihdam ve yatırım sözü verildi. Erdoğan ise 15 yılda yaptıkları köprülerden, binalardan, metro ve hızlı trenden bahsederek 19.000 km yol yaptıklarını, belgrad – sarajevo arasındaki “medeniyet yolu”nun da derhal yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca novi pazar – tutin – sjenica arasında da bir yol inşası planlanmakta.  Novi pazarlılar da yolların yapımı, fabrikaların açılması, yeni iş imkanlarının doğması, sosyal yardım gibi türkiye’den pek çok beklenti içindeler. Daha şimdiden alışverişler, pazarlıklar başlamış durumda. Blic haberine göre belgrad – sarajevo yolu için erdoğan, türkiye – exim bankası 1,6 faiz oranıyla kredi verebileceğini söylemiş.

karşılama töreninden görüntüler. Ee vuçiç daha uzun!

Sırp parlamentosu Erdoğan’ın gelişine sıkı hazırlanmış görünüyor. Dış işleri bakanı daçiç’in osman aga’yı söylemesi ortamın samimi ve şen olduğunun bir göstergesi olsa gerek. Ancak onun bu davranışı eleştirilere maruz kaldı. Örneğin demokrat parti başkanı miloş jovanoviç, daçiç için türkiye’nin kosova’yı tanımış olmasından doğan olumsuzlukların ve insanlık tarihinin en utanç verici olaylarından biri olan Srebrenica katliamı ile ilgili türkiye’nin tutumu üzerine konuşacağına gazino şarkıcısı gibi türk yetkilileri eğlendirmesi akıl almaz bir şey, dedi.  Daçiç bu konudaki eleştirilere “anladığım kadarıyla herkes gayet neşeliydi. Türkiye’de ana haber bu. Ne yapsaydım yani, Murat gibi öldürse miydim?” diyerek yanıt verdi.

Diğer coğrafyaları görmediğim için bilemiyorum ama balkanlarda erdoğan’ın gittiği her yeri, çıktığı her kürsüyü bir şenlik, kutlama, miting havasına başarıyla çevirdiğine şahit oldum. Bu sadece kişisel olarak insanlar üzerinde bıraktığı bir lider olarak etkiden değil, ciddi bir çalışmanın da ürünü aynı zamanda. Yandaki videoda, organizasyonu gerçekleştiren bursa belediyesinin flamasını görmek mümkün.

Organizasyona destek sağlayan belediye dışında kişileri de unutmamak gerekir. Ben videoda Kosovalı dostlardan görmüş olsam da sizler de videonun sonlarına doğru bir yerde “sakarya’dan sizi görmeye geldik” cümlesini duyunca türklerin de orada olduğundan emin olacaksınız.  Blic’in haberinde erdoğan ile birlikte 185 iş adamının sırbistan’a geldiği yazıyor. Sesini duyduğumuz bu kişi de umarım aynı uçakla gelmemiştir 🙂

o sırada först leydi…

Emine Erdoğan ise Belgrad’ın en lüks semtlerinden olan Vraçar’da bir yetimhanenin açılışına katıldı. konuyla ilgili Blic ve trt srpski‘de kısa bir metinle medyada yer bulurken cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm gazetelerin aksine yayın yasağı zamanında iktidar partisinin reklamını yapmayı reddederek cesur, kişilikli ve tarafsız davranan danas gazetesi ise emine erdoğan’ı islam inancının mütevazilik anlayışına göre hayatını sürdürdüğünü söylüyor olmasına karşın, söz konusu pahalı mücevher, ayakkabı ve kıyafetlere olan savurganlık derecesindeki düşkünlüğü konusunda eleştirilere maruz kaldığını bildirerek erdoğanların 616 milyon dolarlık 1115 odalı, aylık elektrik faturası 500.000 doları aşan beyaz sarayından dolayı da eleştirilerin odağında olduğunu vurguladı.

Emine erdoğan ile ilgili çıkan diğer haber ise erdoğan’ın yaptığı lokum alışverişi ile ilgili. Bu haberde ise ülkeye gelen liderlerin nelere ilgili gösterdiği, neler satın aldığı anlatılmış. Li Keciyang yün şapka, joseph biden çarık, erdoğan lokum… Bizde herkes beğenecek bir şey buluyor, diyorlar yani 😉

lokum tadında gerçekler…

Dejan iliç 11 ekim tarihli yazısında, yani erdoğan’ın novi pazar’ı ziyaret ettiği gün, erdoğan’ın neden novi pazar’ı ziyaretiyle ilgili şöyle yazmış: vuçiç’in komşu bosna hersek’te yaptığı gibi erdoğan da burada yollar yapıp okullar açıyor. Sırbistan Bosna’da okullar açarken türkiye’nin neden sırbistan’da okullar açtığı bize kusursuz biçimde anlaşılmaz geliyor ancak boşnakların erdoğan’a, tıpkı (bosna herkes’teki) sırp cumhuriyetindekilerin vuçiç’e alkış tutuyor olmaları (tüm kalpleriyle ve beyinsizce) gayet anlaşılır.

Türk dostları derneği üyesi Nazim Liçina’nın sözleri de benzer yönde ve biraz daha açıklayıcı: Sancaklı Boşnaklar kendilerini sırp ve türkler arasında gerçekleşmesi muhtemel ekonomik birlikler için anlaşma ve uzlaşmanın sağlanacağı bir kilit, bir köprü olarak görüyorlar. Türk iş adamları vergi muafiyeti, ucuz iş gücü gibi nedenlerle anlaşma masasına oturmak isterken bölgede gayri safi yurt içi hasılası en düşük olan ülkelerden biri olan sırbistan ruslar, araplar ve çinlilerle farklı konularda anlaşmış ve türklerle de farklı kazanç kapıları oluşturmaya çalışırken iki taraf arasında farklı açılardan koz olabilecek sancaklılar da kendi çıkarlarını korumaya çalışıyorlar. İnsan hakları savunucusu, aktivist aida çoroviç ise insanların sırplaşmak için ruslara, boşnaklaşmak için türklere destek verdiğini, liderlere karşı sempati beslemenin sadece günlük politika bazında etkisininin olduğu söylemiş. Ancak sanıyorum ki bu ziyaretin amacı da insanlarda bir sempati oluşturmak üzerineydi. En can alıcı nokta da ekonomi olduğuna göre halkın refah düzeyi göz önünde bulundurulduğunda her iki liderin de istediklerini almak konusunda başarısız olacakları pek de olası görülmüyor.


daha net söylemek gerekirse…

Rastladığım bir yazıda erdoğan ve vuçiç’in büyük muhabbeti üzerine şöyle bir yorum var: Bu ziyaretin daha çok pragmatik bir amacı var. 2009’da kararlaştırılmış olan serbest ticaret anlaşması da dahil olmak üzere sırbistan hükümetiyle 12 anlaşma imzalandı. Büyüklüğü hasebiyle Sırbistan, eski yugoslavya ülkeleri içinde bosna hersek ve Kosova gibi benzer ülkelerden çok daha önde gelen, büyük bir pazar hacmine sahip.

erdoğan’ın belgrad – kalemeydan gezisinden

Benzer ve biraz da boşnakların düşüncesine ses veren bir yazıya ise avaz’da, erol avdoviç‘in yazısında rastladım: Erdoğan ile vuçiç kendi öncüllerinden ve çevrelerindeki çağdaşlarından çok daha ileri adımlar attılar. Türkiye benim annem diye alkış tutan boşnaklar da böylece daha gerçekçi bir çizgiye gelmiş oldu: Bosna kültürel – tarihsel açıdan osmanlının hâlâ bir emanetidir. Ama sırbistan, dünyanın bu köşesinde türkiye’nin çıkarları açısından önceliklidir.

Danas‘ta çıkan bir yazı ise şöyle başlıyor ki bu bence genel bakış açısını da gösteriyor: Erdoğan gidiyor, hafta sonu geliyor, şimdi sakin kafayla (bizim kafayla olabildiği kadar elbette) sultanın eski isyankar paşalığı ziyaretinin getirisini, götürüsünü düşünelim.


Njuz mizah haber gazetesi başlığı: Erdoğan’ın ziyareti şerefine sırbistan’da basılı ve dijital medyadan 17 gazeteci hapse atıldı.

konuşulmayan…

Erdoğan’ın sırbistan ziyareti sonrası yapılan yorumlarda milliyetçi çerçevede tarihteki türk – sırp ilişkileri ile kosova savaşı (elbette) bol bol yer aldı. Dış işleri bakanı daçiç’in osman aga’yı söylemesi tepki çekti. 500 yıl zulmüne maruz kalınan türklerin karşına çıkıp şarkı söylemek, üstelik osman aga’yı söylemek kabul edilir sayılmadı. Herkesin konuştuğu, biraz da şişirilen bu konu dışında daha önemli ama sessizliğini koruyan bir konu var ki o da ekonomi ve siyaset ile ilgili: Türk akımı projesi. 15 ekim tarihli danas gazetesinde çıkan habere göre erdoğan türk akımı projesine sırbistan’ı da katmayı teklif etti ancak avrupa birliğini kızdıracak yanlış bir hamle yapmamak için sırp hükümeti bu teklife sessiz kaldı. Türk akımı ile doğalgazı sırbistan daha ucuza alacak ancak sırp hükümeti rusya ve avrupa birliği arasında konuyla ilgili bir anlaşmaya varılmasını bekleyecek görünüyor.

5 bin ton löp et

Erdoğan’ın Sırbistan ziyaretiyle ilgili türkiye’de gündemi en çok işgal eden konu sanırım sırbistan’dan et ithaline ilişkin anlaşma ki bu konuyla ilgili sırp tarafında güncel hiçbir habere rastlayamadım ancak 2014’te zaten Bosna ile et ithalatı için anlaşma yapıldığını gördüm.

Bu konuda bosna tarafında türkiye’deki haberlere yansımayan bazı gelişmeler de var. Mesela 14 ocak 2016’da internete yüklenmiş olan haberde gümrük muafıyla bosna hersek’ten türkiye’ye gönderilen yıllık 15 bin ton kadar etin bosna hersek’ten değil, komşu ülkelerden toplanmış etler olduğuna dair bir şüphe olduğu bildirilmiş. Aynı haberde bu anlaşmanın bosna hersek’teki sel sonrası bosna hersek’e yardım amacıyla imzalandığı ve bu anlaşmanın halen yürürlükte olduğu söylenmiş. Bu yılın 25 eylülünde çıkan bir haberde ise türkiye’ye gönderilen etlerin miktarındaki düşüş sorgulanmış. Bu haberden öğrendiğimize göre türkiye’ye et ithalatını sağlayan tek bir firma var ve bu firmanın et aldığı kişiler sırbistan tarafından ucuza et alarak bosna hersek’teki mezbalara pahalıya, türkiye’ye et ithalatı yapan firmaya ise daha pahalıya satmakta. Firma ise bu olayı yalanlamış.

novi pazar ve sancak ne diyor?

Demokratik boşnak birliği ve eğitim kurulu başkanı muammer zukorliç’in çıktığı televizyon programında söyledikleri şimdiye kadar rastladığım yorumlar arasında daha farklı bir yerde. Sırbistan’da 400 küsur firmanın açıldığını ve ama hiçbirinin sancak bölgesinde olmadığını ifade eden zukorliç’in sözleri novi pazar bağlamında sancaklıların arasında hayal kırıklığı yaşayanların da olduğunu bize düşündürüyor. Erdoğan’ın  yedi yıl önce de sırbistan’a geldiğini ve sjenica – novi pazar yolu için destekte bulunacağına dair herkesin içinde söz vermiş olduğunu belirtti. “Eğer doğrudan etkisi olacaksa erdoğan hoş geldi, türkiye hoş geldi, almanya da hoş geldi. Yeter ki aynı kalitede yatırım yapsınlar.” diyen Zukoliç, Sarajove – Sırbistan arasında yapılacak yolu erdoğan’ın tersine medeniyet yönüyle değil, ekonomik değeriyle tartışmaya açtı ve bu konuda milli bir politikanın olması gerektiğinin altını çizdi. Bu konu çok daha konuşulması gereken bir konu… Bahsettiğim programın tamamını analiz etmek ve değerlendirmek bu bölgedeki türkiye politikasının nasılını, nedenini de bir yönüyle aydınlatacaktır diye düşünüyorum.

siyasi hiciv programındayız!

2013’te yayın hayatına başlayan ve her cumartesi insanları ekrana kilitleyen zoran kesiç ile 24 dakika adlı programın 14 ekim cumartesi tarihli yayınının ilk 7 dakikası erdoğan ziyareti ile ilgili olaylara ayrıldı.

Zoran kesiç’in hedefinde temel olarak daçiç vardı. Kesiç’in yorumladığı ilk olay karşılama sırasında erdoğan’ın “how are you?” sorusuna daçiç’in “not good” cevabını vermesiyle ilgili. (0:59-01.24) Evin yaramaz çocuğu olarak nitelendirilen daçiç’in ingilizcesi ilk alay konusuydu. Cümlenin devamını getiremeyen daçiç için cumhurbaşkanı vuçiç’in erdoğan’a erken kalkmaktan nefret ediyor demesine çok güldüm. İkinci konu ise yine daçiç ile ilgili. Evet, bildiniz, osman aga! (02.23 – 02.55) Kesiç’in bu olayla ilgili tek bir yorumu oldu: budala.

Göreceğiz bakalım erdoğan’ın ziyareti bize yeni yollar, fabrikalar, yeni yatırımlar… ne var daha türklerin hakim olduğu alanlar? medya sansürü mesela…. kazandıracak mı bakalım…. ama tek garanti olan bir şey var ki o da gelecek eurosong’ta sırbistan’ın türkiye’den 12 tam puan alacağı diye yorum yapanKesiç’in, daçiç’in şarkı söylemesinden daha beter olarak nitelendirdiği bir konu vardı ki o da şarkı söyleyen daçiç’e birinin (belki müftü, bilemiyorum) para takması / vermesi (03.56-04.09) Merak edenlere not: takılan / verilen para 100 dolar.

Son olarak sanırım osman agadan daha önemli bir konu vardı ki bu da konuşmalarda / yazılarda hep atıf yapılan bir mesele: 1389 kosova savaşı. Bu savaş sırp kralının öldürülmesi, bir krallığın çöküşü, kosova’nın yani krallığın kaybedildiği savaş olması açısından sırbistan’ın büyük hezimetler sayfasında. Ve aynı zamanda bu savaşta sultan murat öldürülmüş olduğundan da bu savaş, büyük zaferler sayfasında. 1389 sırp milliyetçiliğinin ana motifi ve aynı zamanda türk /osmanlı – sırp ilişkilerinin sırplar açısından sembolik ifadesi. Çeşitli nedenlerle her zaman gündeme gelen bu savaş,  erdoğan’ın sırbistan’a gelişi üzerine yapılan olumlu/olumsuz yorumların ana malzemesiydi. Bu nedenle osman aga şarkısını söyleyen daçiç, eleştirilere murat gibi öldüreyim mi, diyerek yanıt verdi. Keza vuçiç de konuşmasında “bu, 1389 yılı değil” dedi. Kesiç’in bu konuyla ilgili yaptığı şaka ise aslında türkiye’nin sırbistan ile ilişkilerinde söyleminin nasıl olması gerektiğinin de bir ipucunu veriyor:

(05.21) Kesiç: Sahi gerçekten ne oldu 1389’da?

(05.23) Cevap babında erdoğan’ın sözleri: Türkiye ve sırbistan ilişkileri çok güçlü ve köklüdür. Bu toprakların uzun tarihi boyunca türkler ve sırplar burada birlikte yaşadılar ve var oldular.

(05.37) Kesiç’in bu sözlere cevabı: ver elini haydi hepimiz dostuz! Sislerin arasından şimdi tarih derslerini anımsamaya başlayacağım. Nasıl bir şeydi ya. 1389’da, kosova’da heyet sırp ordusuyla buluştu ve türkiye’den 40.000 yatırımcı tabii. E onlar geldiler, yatırım yapmak istediler bizim ülkeye. Mesela işte gazi mestan kompleksi, orada bir tane kelle kulesi olacak – avrupanın en büyüğü. En çağdaş alışveriş merkezleri. Türk hamamları ise 5 yıldızlı falan filan. İşte onlar anlaşmayı imzaladıkları vakit kosovalı kızın meyhanesine gittiler, orada yenildi, içildi, işte murat öldürüldü falan…

Kesiç’in konuşması iki dakika kadar daha sürüyor. Toplamda 7 dakika kadarlık bir espri malzemesi bence gayet iyi. Yeni gelişmeler olana kadar bu konuyu bu sayfada son bir fotoğraf ve okuyucu yorumu ile kapatıyorum.

erdoğan’ı uğurlayan heyet.
okuyucu yorumu: ağlamışlar mı?


kaynak