böreğin birleştirici gücü

"Herkese mutlu bir paskalya diliyorum. Hakkımda olumsuz düşünceleri olan komşularımdan, arkadaşlarımdan bir kez daha özür diliyorum. Kasıtlı hiçbir şey yok. Lütfen endişelenmeyin, ben sizin düşmanınız değil, sizin -sizden- arkadaşınızım.

Hâlâ tehdit mesajları alıyorum. Pazar akşamı kadının biri aradı ve dalga geçercesine fırının sahibinin ben olup olmadığımı sordu. Aramalara bakmıyorum artık. Sosyal ağlarda yaşadığım yerin adresini veren ve çirkin şeyler yazan yorumlar görüyorum. Devletin beni korumak için elinden geleni yapacaktır.

Çocuklarım küçük, neler olduğunu tam olarak anlamıyorlar ama televizyonda bir haber görünce bana "baba, fırının önünde seni dövmek için bu insanlar nasıl toplanmış?" diye soruyorlar.

Herkesten kendi adıma ve fırınımın adına özür diliyorum. Fotoğrafta benimle ilgili hiçbir şey yok ve fotoğraftaki kişi de ben değilim. Herkes ben kimim, neyim bilir. Vergimi buraya ödüyorum. Burada çocuklarım okula, kreşe gidiyor. Huzur istiyorum, benim evim, ülkem burada, başka da yok. Gidecek hiçbir yerim yok eğer gurbete gitmeye zorlanırsam ki bu da devletimin kendi vatandaşını koruyacak gücü olmadığının göstergesi olacaktır. " mon gjuraj.

Belgrad'ın göbeğinde arnavut simgesi yapmak

Belgrad'a bağlı, 46 bin kadar nüfusu olan borça'da yaklaşık sekiz yıldır oturan ve sahibi olduğu fırından yaklaşık yirmi aile geçinen mon dzuraj yukarıda okuduğunuz sözleri, yanda gördüğünüz fotoğrafın sosyal ağlarda yayılması ile aşırı sağ grupların fırının önünde protesto amacıyla toplanmaları sonrasında söyledi.

Mon gjuraj'ın bir akrabası olduğu söylenen kişinin (kimi kaynaklarda kardeşi olarak geçiyor) belgrad'ın en ünlü sokağı knez mihajlova'da elleriyle yaptığı arnavut simgesiyle çektirdiği ve iki yıl önce sosyal medyaya koyduğu fotoğrafı bir kullanıcı sosyal medyada yayınlayıp insanları bu fotoğrafa tepki vermek üzere örgütledi. Kısa sürede bu gönderiye verilen tepkiler, 27 nisan 2019'da fotoğrafta bulunan kişinin çalıştığı fırının önünde protesto ile sonuçlandı.

 

Fırının önünde ellerinde sırp bayraklarıyla toplanan protestocular, milliyetçi şarkılar söyleyip slogan attılar ve "kosova sırbistan'ın kalbidir/ kosova sırbistan'dır" yazılı çıkartmaları fırının camına yapıştırdılar. Fırının sahibi mon gjuraj'ın arabasına domuz kafası bırakan protestocular, gjuraj'ı sırbistan2da arnavut propagandası yapmakla suçladılar.

Fırının önünü basan protestocularla ilgili açıklama yapan içişleri bakanı nebojša stefanović, polislerin orada olduğunu belirterek "borca'daki fırının önünde gerçekleşen vatandaşların toplaşması süresi boyunca toplumsal huzur ve düzenin bozulmaması için tüm güvenlik önlemleri alınmıştır." dedi.

Florim'in (fotoğrafıyla tepkiye neden olan kişi) bir süre önce fırında, yanında çalıştığını belirten gjuraj, prostecular için "bir on kişi kadarını tanıyorum. Bu kişiler zaman zaman benim paraları olsun olmasın doyurduğum, bana hey gjuraj, param yok, bir şeyler yiyebilir miyim, dediklerinde buyrun, ben burada olduğum sürece kimse aç kalmamalı, dediğim insanlar" demiş.

Mon gjuraj prizren doğumlu. İsviçre'de yaşamış ve sonra sırbistan'a dönüp belgrad'da 15 yıl boyunca yolculuk edip de en beğendiği yer roma olduğundan roma adlı bir fırın açmış. Üç yıl evvel, okula giden mülteci ve göçmen çocuklara her gün ücretsiz fırınının ürünlerinden vermiş.

börek aşkına

Şimdi ise, yaşadığı kötü olayın ardından, 3 mayısta fırınının tüm ürünlerini ücretsiz olarak vatandaşlara dağıtacağı "börek dayanışması" adlı bir etkinlik düzenledi.

Gün boyunca fırın ürünleri için değil, masaya bırakılan bir yardım kutusu için para kabul eden mon gjuraj, "benim herkesin önünde alnım temiz, başım dik, dürüst çalışıyor ve dürüst yaşıyorum" dedi. Yardım için toplanan para, tedavi için maddi imkanı olmayan bir kız çocuğuna gidecek.

Börek dayanışması'na ise ilgi büyük oldu. Gazetecilerin yanı sıra, yerel halk haricinde Belgrad merkezden de gelen vatandaşlar vardı. Çoğu, "diğerleri"nin bu neden olduğu olayın kabul edilemez olduğunu, kimileri de komşusuna destek olmak için geldiğini mikrofonlara bizzat söyledi. Aldığı poğaça ve ayrana ücret ödemediği için şaşırdık diyenler de vardı, keşke parasını ödesek, adam nasıl iş yapacak diyenler de.

Tepkilerin hepsi bu kadar değil. Olayı biraz daha geniş inceleyen "bir börek, iki sırbistan" adlı bir videoda belgrad merkezden gelenlere ve özellikle de gazetecilere varlıklarıyla olayı bu denli politik hâle getirdikleri için burada böyle bir "sorun"un yaşandığını söyleyen bir kadını gördüm mesela. Bu video, hem vatandaşların samimi, mahallelisine sahip çıkan tepkilerini hem de protestocuların gerekçelerini görmek açısından kayda değer diye düşünüyorum.

Genel olarak; protestocular mon gjuraj'ın hiçbir şeyin kurbanı olmadığını, çünkü fiziksel bir saldırıya uğramadığını, rahatça çocuklarını okula gönderdiğini, çalıştığını, günlük hayatını devam ettirdiğini söylüyorlar. Protestolarının nedenini ise sırbistan'ın ortasında büyük arnavutluk hayalinin propagandasını yapmış olmasının sırpları gücendirmesi olarak açıklıyor, söz konusu fotoğrafta mon gjuraj'ın kendisi olmasa da kardeşinin böyle bir hareketinden kesinlikle haberdar olduğuna inandıklarını ekliyorlar. Börek dayanaşması etkinliğine de gelen ve 5 mayısta yeni bir protesto düzenlemeyi amaçlayan protestoculardan sima redžepović, börek dayanışmasına sırbistan'ın ortasında büyük arnavutluk propagandası yapan bir adamı ve bu halka karşı olan bir şeyi nasıl olup da insanların desteklediklerini görmek üzere geldiğini, prizren'de, priştine'de sırpların üç parmak işaretlerini yapamadığından bu nedenle sırbistan'da bir arnavutun kendi işaretini yapmasının kesinlikle bir propaganda olduğunu, dayanışma gününü ancak kosova'daki sırplar için yardım toplanıyor olsaydı onaylayabileceğini söylüyor. Ayrıca kosova'daki sırpların
sadece belli yerlerde yaşayabildiklerini, rahatça sırpça konuşamaya ve kendi sembollerini (üç parmak) kullanmaya hakları yokken sırbistan'da bir arnavutun kendi sembolünü kullanmasına tepki vermenin faşistlik olarak değerlendirilmesine de karşı çıkıyor.

556973_djura_ff
106782969_img_20190503_102528
556955_okupljanje-borca-3_ff

"Ben sıradan, işinde gücünde bir vatandaşım ve sadece huzur içinde yaşamak istiyorum. " diyor mon gjuraj.

Velhasıl balkanlar hâlâ barut fıçısı... simgeler, semboller, renkler, şarkılar ve hatta bir ses, bakış bile bir kavganın, bir linç girişiminin fitili olabiliyor... sanki türkiye'ye, bizlere hiç benzemiyor gibiler... değil mi.