belgrad – yeni bir yeri keşfediyoruz

Turist olarak gittiğiniz bir ülkede mezarlığa gider misiniz? Belgrad’da iseniz gitmelisiniz!

Ölülerin tek bir yerde toplandığı devasa mekân olmasının çok ötesinde burası millî, dinî, ailevî ve bireysel kimliğin, geleneğin korunduğu ve beslendiği yer aynı zamanda. Burası tarihin, sosyal ve kültürel yapı ile birlikte bir topluluğun sahip olabileceği tüm değerlerin ve hatta o topluluğun özlemlerinin şahidi gibi daha kapıdan girer girmez tüm zarafeti ve hüznüyle sizi karşılıyor.

Sizi yokuş yukarı çıkaran geniş yollar enlemesine dar yollara bölünmekte. Bense içeri girer girmez ana yolu takip etmek yerine ara yollardan birine girdim.

Mezarlığın (Novo Groblje) planı 1884’te çizilimiş, çevre düzenlemesi 16 Ağustos 1886’da bitirilmiş. Gömü işlemleri ise hemen ertesi gün başlamış. Burası Belgrad’ın sahip olduğu planlı ve düzenlemeye tabii tutulmuş ilk mezarlığı. 1910 yılı şehir planında göze çarpan şey mezarlığın geometrik bir biçimde boylamasına 3 parçaya bölündüğü ve bu üç parçanın da enlemesine 12 ayrı parçaya ayrılmış olması. İçeride bir şapel var ve defin işlemleri ile ilgili çeşitli hizmetlerden de yararlanmak mümkün. Aile mezarlıkları için 12, 8, 6 ve 4 tabutluk, her biri 85cm x 185 cm’lik alanları bulunmakta. İçeride toplam 37 aile şapeli var.

I. ve II. Dünya Savaşları arasında alan parsellere bölünerek Katoliklerin, Protestanların, Yahudilerin, Müslümanların vs. yerleri belirlenmiş. Müttefik İngiliz, Fransız, İtalyan, Macar askerlerinin ve Ekim Devrimi sonrasında gelip Belgrad’a yerleşen Rusların da  ebedî istirahatgahı burası. II. Dünya Savaşı sonrasında ölenlerin anısının korunması için de tekrar düzenleme yapılmış. 1965’te krematoryum inşa edilmiş.

Ana yolu takip ederek yukarı çıktığınızda 1914 – 1918 yıllarında Belgrad savunması için çarpışan askerlerin hatırasına dikilmiş anıtı görebilirsiniz. Bu anıt, Belgrad’ın en önemli anıtlarından biri sayılmakta. I. Dünya Savaşı başladığında ilk bombalanan başkent Belgrad olmuş. Maraşal Louis Franchet d’Esperey şehri kurtuluşa erdirdikten 13 yıl sonra, 1931’de bu anıt yapılarak savaş sırasında şehri savunmaya katılanların kemikleri buraya taşınmış. Balkan Savaşında hayatını kaybedenler de aynı yerde bulunmakta.

Askerin hemen alt kısmında görülen işaret, Sırbistan’da pek çok yerde kullanılan, Sırbistan’ın eski bayrağında olan, bugün yaptığınız alışveriş sonrasında aldığınız faturanın kenarında da göreceğiniz dört tarafında “c” işareti olan bir amblem. Bu dört “c”, “Srbi za Srbe” demek, yani Sırplar Sırplar için. Bir diğer ifadeyle Türkçede anlam bulan “Türkün Türkten başka dostu yoktur” ifadesinin Sırp versiyonu. Bu ifade Sırpların ancak birbirlerine yardım ederlerse ve birlik olarak, bir olarak kalırlarsa ayakta kalabileceklerini söylüyor. Bu amblem ve taşıdığı anlam, bir düşünce biçimini, hayat tarzını ifade ettiği gibi, insanlar için büyük değer taşıyor. Yerde ise yaralanıp yere düşmüş bir kartal görüyoruz. Kartal bozguna uğrayan düşmanı temsil etmekte. Bu, aynı zamanda, düşmana karşı zafer anlamını da taşıyor. Hemen aşağıda sadece bir bölümü olan zincirler, halkın esaretten kurtulduğunu müjdeliyor. Zincirin ve kuşun rengi, zıtlık oluşturarak birbirlerini vurgulamaları için özellikle seçilmiş. Anıtın üstünde yükseldiği beyaz taşa ise adalet, barış ve özgürlük anlamlarını yüklemişler. Bu üç sembole iyiliğin kötülüğe karşı zaferi diyorlarmış. Aşağıda, daha geniş bir açıda gördüğümüz fotoğrafta askerin yanında bir top görüyoruz. Bu top, savaşçılığın simgesiymiş.

Bu anıtın hemen yakınında ise Rusların tarihî ve anıtsal nekropolü bulunmakta. Mezar taşlarının bembeyaz oluşuyla burası hemen göze çarpıyor.

Aynı bölgede Ruslara ait bir şapel ve anıt da bulunmakta.

30 küsur hektarlık alanda 130’dan fazla farklı artistin çalışmalarının olduğu 1500’den fazla mezar için hazırlanmış çeşitli boyutlarda heykel ve anıtları her yerde görebilirsiniz. Bu mezarlık en çok da bu nedenle bir açık hava müzesini andırıyor.

Mezarlık kapısında içeri giren, dışarı çıkan tek tük insanlarla karşılaşmak mümkün. İçeri girdiğinizde ise etrafta hiç kimseler yok gibi. Ancak biraz içeri doğru yürürseniz ve etrafa biraz daha dikkatli bakarsanız bir mezarın başında oturan, dua eden, mezara su taşıyan, çiçek eken insanları fark edebilirsiniz.

Mezarlığın hemen girişinde bir yerde rastladığım bu heykelin hemen altındaki mezar taşında biri 6, diğeri 31 yaşında aynı gün ve yılda vefat etmiş iki kişinin adı yazıyordu.

Bu mezar, bir çocuğa ait. Hepsi de ölüm tarihleri ve heykelleriyle adeta kendi hikâyelerini, dinlemeye hazır olan herkese anlatmak için bekliyor. Heykellere, doğum ve ölüm tarihlerine bakarak mezarlıkta bir süre yürüdüm. Balkan Savaşında, I. ve II. Dünya Savaşında savaşmış askerler, siviller, bir kaza ya da hastalık sonunda vefat edenler, baş ucunda basketbol topu şeklinde bir heykelle, kimi elinde mikrofon tutan bir adamın heykeliyle, kimi ziyaretçisine çiçekler sunan bir perinin ifadesiyle hikâyesini anlatıyor bizlere.

Bu mezarlığın bir diğer önemli özelliği ise burada sanatçıların, politikacıların, bilim adamlarının, askerlerin, edebiyatçıların, tiyatrocuların, aktör ve aktristlerin, gazetecilerin, müzisyenlerin, ressamların ve hatta Sırbistan’ın ilk pilotunun vs yatıyor olmasıdır. Gece boyunca tüm müzelerin açık ve ücretsiz olduğu Müze Gecesi’nde burası da ziyarete açık müzeler arasındaydı. Çünkü burada mesela Drina Köprüsü’nün yazarı İvo Andriç ile Derviş ve Ölüm’ün yazarı Mehmet Meşa Selimoviç’in mezarları bulunmakta.

Buraya aktardığım bilgilerin çoğuna bu adresteki kitapçıktan ulaşabilirsiniz. Ben, kültürel değerleri koruma kurumunun bastığı kitapçıktan da yararlandım. Linkte bulacağınız kitapçıkla arasında bazı rakamsal değişikler var. Ancak çoğunlukla bilgiler birbirini tutuyor.

Bu linkte ise mezarlıkla ilgili pek çok farklı bilginin olduğu mezarlık anasayfası var. İngilizcesi de olan sayfadan cenaze malzemeleri, ulaşım, gömme, sandık vs gibi hizmetler ve bunların fiyatlarına dahi ulaşabilirsiniz. Örneğin, sadece defin işlemi 33,743,00 RSD, yani neredeyse 1000 lira. Mermer heykellerin fiyatı 150.000 RSD, yani ortalama 4.000 liraya, granit olursa 4.500 liradan başlıyor. Tabut, tahta haç gibi gerekli malzemeler de ortalama 1.000 liraya geliyor.

Yeni Mezarlık (Novo Groblje) Ruzvelt Sokağı 50 (Ruzveltova Ulica, 50) numarada. Otobüs ya da tramvay kullanabilirsiniz. Üstünde hatların gösterildiği bu harita ile şehrin sadece bu kısmını değil, tamamını toplu taşıma kullanarak gezebilirsiniz, tavsiyemdir.

Burasıyla ilgili anlatmadığım, göster(e)mediğim pek çok şey var. Belgrad’ı ve buranın tarihini gerçekten tanımak istiyorsanız buraya gelmeli, şehrin yıkım ve ölümle yıkanan tarihini yansıtan, ancak dinleyenlerin duyabileceği hikâyeler anlatan bu yeri mutlaka ziyaret etmelisiniz.