AVALA

Avala,  Belgrad şehrinden yaklaşık 16 km uzakta, şehrin simge yapılarından biri olan Avala Kulesi’nin olduğu, 511metre yükseklikte bir dağ. Ben de kuleye çıkarak Belgrad’ı ve Belgrad’a yakın diğer yerleşim bölgelerini panoramik olarak görmek için oraya gittim.

Turistler için şehrin belli yerlerinden kalkan üstü açık otobüsleri Avala’ya ulaşmak için kullanmak mümkün, şehir içi otobüslerini de kullanmak mümkün. Ben şehir otobüsü kullandım.

Avala’da kuleden evvel beni mest eden şey bölgenin yeşillikler içinde olmasıydı. Sonradan öğrendiğime göre Avala’da 600 kadar bitki ve 50 kadar farklı kuş çeşidi bulunmakta. Bu bölge milli park statüsünde.İnsanların piknik yapabilmesi için de bankların kurulu olduğu alanlar mevcut.

 Avala’da kuleden önce Meçhul Asker Anıtı’nı ziyaret ettik.

Şu siteden okuduğuma göre bu anıt Sırp, Hırvat, Sloven, Boşnak, Karadağlı, Güney Sırbistanlı, Voyvodinalı ve Dalmaçyalı sekiz kadının başı üstünde yükselmekte. Geleneksel elbiseleriyle bu kadınlar, 1. Dünya Savaşı da dahil olmak üzere 1912-18 yıllarında ölen genç anneleri temsil etmekte. Ayrıca, kadınların farklı yerlerden oluşu ise Yugoslavya’nın birliği ve bütünlüğüne işaret ediyor.

1. Dünya Savaşı sırasında, 1915′te şu an bu anıtın olduğu yere Alman askerleri bir Sırp askerini gömmüş ve mezarının başına da “meçhul bir Sırp asker” ibaresini koymuşlar. Bu mezar, 1921 yılında bir komisyon tarafından askerin kimliğini belirlemek amacıyla açılmış ve bu komisyonun verdiği bilgiye göre meçhul asker, bir el bombasının kendisine isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmiş, göğüs kafesinin sol tarafı tamamen parçalanmış ve naaş o kadar küçükmüş ki askerin hâlâ bir çocuk mu yoksa  kısa boylu bir adam mı olduğu açıklığa kavuşmamış. Ayrıca boynunda takılı bir künye de yokmuş ama giydiği botlardan ve yanındaki mermilerden askerin Sırp olduğu kanaatine varılmış.

1922 yılında çevre sakinleri tarafından askerin mezarına bir anıt dikilmiş. O dönemde, Kral Aleksandar Karacorceviç (Aleksandar Karađorđević) de 1. Dünya Savaşının dehşeti içinde Sırp halkının çektiği acılara şahitlik etmesi amacıyla meçhul askerin mezarına görkemli bir anıt dikilmesi isteğini dile getirmiş. Anıtın dikilmesi için çalışmalar 1934′de başlamış ve anıt – mezarın inşası 1938′de bitmiş.

Ancak Avala’nın tarihi çok daha gerilere gidiyor. M.Ö. 3 yılında Romalılar tarafından Singidunum adında bir şehir kurulmuş burada. Bugün anıtın olduğu tepede de Žrnov (okunuşu “jırnov”) adında bir kale inşa edilmiş. 1427′de Stefan Lazareviç’in ölümü ardından Belgrad ve bu kaleyle birlikte Avala Osmanlıların eline geçmiş. Osmanlı zamanında bu kalenin güney ve doğu tarafındaki surları güçlendirilmiş. 1444′te Avala Osmanlının elinden çıkmış.  1458′de tekrar Osmanlıların eline geçmiş. 1521′de Belgrad’ın Osmanlılar tarafından fethinin ardından kale eski önemini yitirmiş ve 18. yüzyılda tamamen terk edilmiş.

Meçhul Asker Anıtı’ndan sonra kuleye çıktık. Burası aslında Belgrad Tv ve Telekomünasyon kulesi. Alt kısımda da bir seyir terası ve bir restoran bulunmakta.

Balkanların en yüksek kulesi olan Avala Kulesi 204,5 metre yükseklikte. iki asansörü ve 38 katı var. 1965 yılında kullanılmaya başlanmış, 29 Nisan 1999 Nato bombardımanında yıkılmış. 2006′da inşasına tekrar başlanmış ve 2010 yılında bitirilmiş.

Kuleye 200 dinar karşılığı bir ücretle çıktık. Görevlilerin eşlik ettiği asansörlere binip hızlı bir biçimde yukarı çıktık.

Yukarı çıktığımızda yemyeşil bir manzarayla karşılaştık. Belgrad merkezi çok uzaktan ancak dürbünle görünüyordu. Gördüğümüz yerleşim yerlerinin adlarını kısa bilgilerle veren ufak metinler de olsaydı iyi olurdu. Yirmi dakika kadar ayağımıza serilen yeşilliği izledik, birbirimize evleri gösterip seyrin keyfini sürdük.

Dönüşte şehir içi otobüslerinin geçtiği yola yürüyerek gittik. Ormanın içinden geçtiğimiz bu yol keyifli ve ama biraz uzundu (sanki!). Sık sık bisikletlilerle karşılaştığımız bu yolda eski bir maden ve tepeden aşağı inen bir kaynak suyu da gördük.

Dönüş yolunda bir anıtla daha karşılaştık. Kuleye otobüsle çıkmıştık ve galiba dikkatimizi çekmedi. Burada 19 Ekim 1964′te bir uçak kazası meydana gelmiş ve uçağın Rus pilotu hayatını kaybetmiş. Onun anısına da bu anıt dikilmiş. Ayrıca 1944 yılında aynı yerde Belgrad’ın özgürlüğü için savaşıldığı da yazıyor.

Avala yürüyüş yapmak ve temiz hava almak için harika bir yer. Ayrıca, Meçhul Asker Anıtı ve kaleyle ile ilgili bilgilere ulaştıktan sonra burayla ilgili öğrenilecek çok daha şeyin olduğunu fark ettim.

Gezmeye devam!