aşkın cinsiyeti yoktur – bozo vreco

Božo Vrečo – iki şarkı arasındaki sessizlik

Uzun saçları, sakalı, sürmeli gözleri, elbisesi, dövmeli vücudu, topuklu ayakkabıları… ama hayır, asıl dikkat çeken şey bunlar değil. Božo Vrečo bir sevdalinka yorumcusu. Aynı zamanda, artık hiç üretimi olmayan bu geleneksel alanda şarkı sözü yazarlığı da yapmakta. Belki de farkında olmadan beni içine çeken ilk özelliği de buydu, yani kadim bir geleneği, yeniden üreterek yeni nesle, bu türün yabancılarına tüm derinliği ile aktarabilmesi. Božo Vrečo iki şarkı arasındaki sessizlik, plaklarda kalan o cızırtının doğallığı bana göre.

Bu doğallığı o şöyle aktarıyor: Biz her şeyden önce hissettiğimiz ve bize ait olan o  sevdiğimiz müziği yapıyoruz. Bizi bu doğallıktan uzaklaştıracak her şeyi hatta kadın – erkek ayrımını dahi bir kaide altına koyuyorum. Halk bunu hissediyor, tanıyor… albümlerde hiçbir özel efekt yok, canlı performans gibi. Zaten en büyük övgülerden biri de konserlerimizin albüm kalitesinde olması; her şey özgün doğaçlama, vokal sevdalinkayı bilen ve o duyguyu aktarmasını bilen bir vokal, keza müzisyenler aynı şekilde…  

Elbette sadece ses kalitesinden bahsetmiyorum. Sevdalinkanın özündeki hüzün, kaybediş, gönül yarası, aşk acısı temalarıyla gelen lirizm, trajedi ve keder Božo Vrečo’nun ilham kaynağı ve Božo Vrečo ile hayranlarını birbirine bağlayan bir köprü.

O  kadın, erkek rollerini de kabul etmiyor. Aşk aştır, bunun kadını erkeği yoktur, saf ve temiz olmalı, olması gerektiği gibi olmalı diyor: “Bu konuda tercihimin ne olduğunu hiçbir zaman açık etmedim. Gey olabilirim. Kadın olabilirim. Erkek de olabilirim. Aslında ben bunların hepsiyim. Kadınları da erkekleri de seviyorum. İnsanları seviyorum. Aşk bir nokta da her şeyi kabul ediyor. Yani o cinsiyete bakmıyor. Sevdalinka da cinsiyete bakmıyor. Ben de bakmıyorum.”

Sahne performanslarında, kıyafetlerinde de bu görüşün izlerini görüyoruz onda. Günümüz popüler müzik türleri değil de neden sevdalinka sorusuna verdiği cevabın ilk cümlesinde “aşk” geçiyor. O bu müzik türünü öncelikle, kalbinde hissettiği için yapıyor, annesi en çok bu müzik türünü dinlediği için ve Božo küçüklüğünden itibaren bu şarkıları dinleyip bu müziğe âşık olduğu için sevdalinkaya devam ediyor.

insanları ve onların kaderlerini anlamaya çalışıyorum

Dış görünüşüyle, tercihleriyle ilgilenenlerden, onu sorgulayan, sınırlandıran, yargılayan insanlardan çevresini tamamen arındırdığını ve kendini sadece müziğe, yaratıcılığa adadığını söylüyor bir mülakatında. Cevaplarında aceleci, kesin ve iddialı değil. Bazen duraksamasından, bazen sadece mimiklerinden anlayıveriyorsunuz onu. Zor geçen çocukluk yıllarından hiç bahsetmiyor ama “babana intihar ettiği için kızgın mısın?” sorusuna sesindeki anlayış ve şefkati kaybetmeden evet ona kızgındım diyor ve ekliyor: onu anlamaya çalıştım sonradan… Hayata devam etmek zorundaydım. Onu anlamalıydım ki sevmeye de devam edeyim. Benim bambaşka bir karakterim var. Benim hiçbir zaman bu tür bir özgürlüğüm olmadı. Onun sahip olduğu korkulara da sahip değildim ama. Hiçbirimiz aynı değiliz.  İnsanları, onların kaderlerini anlamaya gayret gösteriyorum sadece.

Öylece kalakaldım

Edvin Hadžić, Božo ile tanışmasını şöyle anlatıyor: Tamamen tesadüf eseri, bir kafede oturmuş kahve içiyordum. Birden adamın biri çıktı ve sevdalinka söylemeye başladı. İki şarkıdan sonra ortadan kayboluverdi. Öylece kalakaldım. Sosyal medya sayesinde arkadaşım Dino Šukalo ile Božo Vrećo’ya ulaştık. İlk albümümüz Halka’yı yaptıktan sonra Bosna Hersek’te konserler verdik.

Božo Vrečo 1983, Foça doğumlu. Babasını kaybettiğinde 5 yaşındaydı. Onu iki kız kardeşiyle birlikte annesi büyüttü. Annesi ressamdı ve Božo’yu sanatla ilgilenmesi için sürekli teşvik etti. Božo bir süre resimle ilgilendi, sergi açtı ancak bu eserleri şu an halkla paylaşmıyor. Belgrad’da arkeoloji okudu. Tüm hayatını birlikte geçireceğini sandığı kişiden ayrıldı. Yıkılmıştı. Nereye gideceğini, ne yapacağını bilmez hâldeydi. Sarayevo’ya döndü. Ne arkadaşı ne akrabası yanındaydı. Kaldığı hostel odasının parasını dahi ödeyecek durumda değildi. Onun sözleriyle, sevdalinka yolunu aydınlattı. 27 yaşında sevdalinka söylemeye karar verdi. Müzik ile ilgili hiçbir eğitim almadı; enstruman çalmadı, sadece kendi kendini eğitti ve çaba gösterdi. Her zaman mütevazi bir hayattan yana oldu. Tek isteği şansının olduğuna inandığı fırsatı kullanmak ve müzikle ilgilenmekti. Çok hızlı bir şekilde tanındı. Basçı Edvin Hadžić ve gitarist Dino Šutalo ile tanıştı ve Halka adlı albümü çıkardılar. Bosna Hersek’in her yerinde konserlere başladılar. Bugün ise sadece Bosna Hersek’te değil, dünyanın pek çok yerinde konser vermekteler. Geçen yıl dördüncü albümünü çıkaran Božo Vrečo’nun Balkan coğrafyasında önemli müzisyenlerle düetleri de var ki benim en çok hoşuma gidenlerden biri de Pasana. Yazıyı bu şarkı ile bitireceğim. Yabancı dilimin yettiği kadar Božo Vrečo’nun şarkılarının içeriklerinden hem de müzikten büyük keyif alıyorum. Umarım siz de bu keyfe varırsınız!